Sakarya Büyükşehir Belediyesi
Halk Kültürü (Folkloru)
Sakarya yöresine has birçok atasözü, deyim, bilmece, mani, türkü ve halk oyunları bulunmaktadır. “Kadın kısmı döşeğinden, erkek kısmı eşeğinden belli olur” atasözü, “dal üstünde tüylü dömbelek” bilmecesi,”bahçenin kapısını, bir vuruşta açarım, dünür yolla sevdiğim, vermezlerse kaçarım” manisi, “elmayı top top yapalım, kızlara bahşiş atalım” türküsü ve “Geyve Zeybeği”, ilin en çok bilinen ve tanınan kültürel değerlerindendir. Geyve Yöresi Halkoyunları, ulusal veya uluslararası birçok festivallerde ile birincilik veya ikincilik ödülleri kazandırmaktadır.Yöresel Atasözleri“Acele ile menzil alınmaz”,“Acılı başta akıl olmaz”,“Acırsan Taraklı’nın öküzüne acı”,“Alt gıya oturulmadan üst gıya oturulmaz”,“Beyler buyruğu yoksula kan ağlatır”,“Bin dost az, bir düşman çok”,“Dert, saklayanda kalır”,“Ekmek mayadan, kız anadan olur”,“Erkek kısmı eşeğinden karı kısmı döşeğinden belli olur”,“Gece gözüyle bez, genç gözüyle kız alma”,“Her evin soğan soyması ayrı olur”,“Koca öküz otluk yığının devrildiği gün doyar”,“Kötü kabağın çekirdeği çok olur”,“Misafirin sevileni ekmek yapıldığı gün gelir”,“Yürük at kendi yemini kendi artırır, yürük olmayan at kendi yemini kendi bitirir”.
Yöresel Bilmeceler“Altı mermer üstü mermer içinde gelin oynar.” (dil)“Bıldırcın budunu kaşır, bulduğunu bana taşır.” (çatal)“Beş kardeş birbirini kovalar.” (çorap şişi)“Dal üstünde kitli sandık?” (ceviz)“Dağdan gelir dak gibi, kolları budak gibi, eğir bir su içer, bağırır oğlak gibi?” (geyik)“Dışı var içi yok, bir tekme çaksam suçu yok.” (top)“Sarıdır sarkar, düşecem diye korkar?” (ayva)“Tek direkli bin kiremitli?” (lahana)“Uzar uzar ip gibi, geri döner küp gibi?” (balkabağı)“Yarım ektim bütün aldım?” (patates).“Yeni gelinin fesi, acı gelir nefesi.” (biber)“Yeşil mantolu, kırmızı entarili, siyah düğmeli.” (karpuz)Yöresel ManilerEvlerim ıssız kaldıDestiler susuz kaldıEvdeki yengelerimGörümcesiz kaldı.Ayağımda yemeniAltı yok üstü yeniBabam köye kız vermezYeminlidir yeminliMasa üstünde pekmezO pekmez bana yetmezSakarya’nın kızlarıBaşlıksız gelin gitmezElimdeki yüzüğün,İki sarı taşı var;Yârim esmerdir amaSevilecek başı var.Alan düzün yollarıTahtadan tahtaya mı?Yar bizim buluşmamızHaftadan haftaya mı?Sakarya Türküleri
Allı yazma başına, Evlerine varamadım gazelden, Armut dalda dik durur, Atını da bayledim, Elmayı top top yapalım, Minarede ezen var (Geyve Zeybeği), Karagözlüm, Öptürmem, Gelin getirme, Kadın karşılaması (A meleğim), Cicilerin başında tabancam kaldı, A benim kara yârim, Kırk tepenin tepesi, Ölü tavuk pişirdiler, Adalara gel, Olmadı bacanak, Yeşilim, Evlerinin önü, Kuşlar gibi, Şu derenin çeşmesi, Sabahın seher vaktiHalk OyunlarıHalk oyunları ve müziğinde göçlerin etkisinde çeşitlilik izlemektedir. Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu, Trakya ve Ege Bölgeleriyle Kuzey Kafkaslardan gelen topluluklar farklı oyun ve müzikler sergilemektedirler. Kemençe eşliğinde oynanan ve doğu Karadeniz bölgesi oyunu olan horon, Çerkez ve Abaza topluluklarının Armonika eşliğinde kızlı-erkekli Kafkas oyunları, Geyve ve Taraklı ilçesinde, davul, klarnet, cümbüş ve keman eşliğinde karşılama gibi kadın ve erkeklerce Zeybek oynanır. Ancak yörede oynanan halk oyunlarını iki ana grupta incelemek olanaklıdır:
1. Sakarya Yöresi Halk Oyunları:Konak Getirme (4/4’lük), Karşılama (Var Gel/Vama-Gelme) (9/8’lik), Genç Osman (2/4’lük), İnce Hava (2/4’lük), Geyve-Taraklı Zeybeği/Minarede Ezen Var (9/8’lik), Karagözlüm (2/4’lük), Ada Kasabı (4/4’lük), Kadın Karşılaması (A Meleğim) (9/8’lik), Argat Sallaması, Geyve-Taraklı Çiftetellisi, Elmayı Top Top Yapalım (4/4’lük), Allı Yazma, Geyve-Taraklı Kasabı (2/4’lük), Korudere Zeybeği (9/4’lük), Pamukova Zeybeği, Kocakarı Kocaadam, Gelin Bindirme, Gelin İndirme, Meşeli, Öptürmem, Herayi/Ferayi (2/4’lük), Domine/Dominik (4/4’lük), Nirinam, Türkmen Alayı, Zöbek, Karşıdan Gelir Sarı, Taraklı Karşılaması, Bilecik Karşılaması, Evlerine Varamadım Gazelden (2/4’lük)‘dir.2. Göçmen Halk Oyunları ve Dansları:a. Karadeniz Oyunları (Trabzon, Artvin yöreleri ağırlıklı oynanmaktadır)b. Kafkas Oyunları ve Dansları (Gürcü, Abhaz ve Çerkes oyunları ve dansları)c. Balkan ve Rumeli Oyunları ile Dansları (Üsküp ile Trakya ağırlıklı)d. Doğu Anadolu Oyunları (Erzurum ve Sivas ağırlıklı)Halk Müziği SazlarıYörede tespit edilen bu çalgıların bir bölümünün özellikle “Cümbüş”, “Ud”, “Keman”ın yaklaşık 80-100 yüzyıllık geçmişi olduğu sanılmaktadır. “Bağlama”nın yerini “Cümbüş”ün aldığı, “Klarnet”, “Davul” ve “Darbuka”nın ise daha öncede yörede çalgı olarak kullanıldığı kanısı halk arasında yaygındır. Halk oyunlarını icra eden elemanların hiçbiri, icra ettikleri oyun müziklerini notaya bakarak veya notadan öğrenerek çalmamaktadırlar. Yörede halk oyunlarının müzikleri, usta-çırak ilişkisi ile kuşaktan kuşağa aktarılmaktadır. Düğün ve eğlencelerde üç veya dört çalgı eşliğinde müzik yapılmaktadır. “Klarnet”, “cümbüş”, “keman” ve “ritm” (“davul” veya “darbuka”) ana sazlardır. Zaman zaman “ritm” olarak “davul” veya “darbuka” ayrı ayrı çalınmaktadır. Halk oyunları veya müzikli eğlencelerde her zaman “keman” yer almamaktadır. “Keman”ın da yer aldığı dörtlü takıma yörede “İnce Takım” denmektedir. Geyve, Taraklı ve Pamukova yöresi müziğinde en tanınmış kişi; “Kozanlı Klarnetçi Nizamettin Gemici” ve sonra da yöre müziklerini 1962 yılında ondan öğrenen “Taraklılı Öğretmen Ahmet İşsever”dir.
Bir Ramazan Geleneği: TemcitGünümüzde kırk-elli yaşını aşmış kişilerce ve yalnız Taraklı yöresinde hatırlanan “Temcit” geleneği, inanç merkezli ve birçok toplumsal işlevi bir arada barındıran bir nitelik taşımaktadır. Ramazan ayında davulla insanları sahura kaldırmadan önce, evin erkeğini rahatsız etmeden kadını pilav yapmaya davet etmek için, genç erkeklerin ferdi veya toplu olarak camii minaresinden ya da minarelerinden, sık tekrarlar biçiminde söylediği kafiyeli sözlere ve ilâhilere “Temcit” denmektedir. Yörede Ramazan yaklaşırken başlanan hazırlıklar arasında; kadınların yufka açması/alması, kurutması gibi iftar ve sahura yönelik yiyecek hazırlıklarının yanı sıra “Temcit” için, gençler “Temcit Grubunu” oluşturulurlar. Çünkü yörede “Temcit”e çıkmadan erkekler büyümüş kabul edilmemektedir. Manavların geleneksel eğlencelerinde kadın ve erkek ayrıdırlar. “Temcit Merakı”, aslında genç delikanlıların gönlü olduğu genç kıza sesini duyurma fırsatını da verdiği için, farklı bir toplumsal işlevi de kendi içinde barındırmaktadır. “Temcit” için sahurdan önce minarelerden kafiyeli sözler söyleyen genç delikanlılar, sevdalandıkları kıza yarı ilahi bir masum bir duygu yoğunluğu ile seslenebilmektedirler. Ramazan ayının ilk yarısı (ilk 15 gününde) tekleme biçiminde söylenen kafiyeli sözler ve ilâhilerin yerini, ikinci 15 günde çiftlemeler almaktadır. Çiftlemeler içinde “Bağdat’ın Fethi”, “Hz.Ali’nin Cenkleri” (Hayber Kalesi vb. gibi) manzumeler yer almaktadır.